Translation Dictionary: Translating Sea using "exact" search strategy.
|
|
|
| Source: eng cro | sea
bedem, brana,
masa, mnoštvo, mora, more, morem, morske, morski, morski val, morskih,
morskom, moru, nasip, ocean, pomorski, velika količina
|
| Source: eng cze | sea
mořský
Entry edited by: B2
|
| Source: eng cze | sea
námořní
Entry edited by: B2
|
| Source: eng cze | sea
oceán
Entry edited by: B2
|
| Source: eng hin | sea
1.
समुद्र "Lakshadeep islands are in Arabian sea."
|
| Source: eng hun | sea
erôshullámzás hullámok hullámzás nagyhullámok sokaság tenger tengermozgás tengernyivmi végtelensokvmi óceán
|
| Source: eng nld | sea [siə] maritiem, zee‐
zee
|
| Source: eng tur | sea
1. deniz 2. derya, umman, okyanus 3. dalga 4. deniz gibi geniş olan
herhangi bir şey. sea anchor deniz demiri. sea anemone deniz şakayığı,
(zool.) Actiniaria. sea bream izmarit, (zool.) Smaris alcedo 5.
istrongilos, çipura. sea breeze denizden esen rüzgar, imbat, meltem. sea
captain kaptan., süvari. sea chest gemici sandığı. sea cock (den.)
deniz musluğu. sea cow denizayısı, deniz perisi, (zool.) Trichechus
manatus. sea cucumbers denizhıyarları, (zool.) Holothuriae. sea dog fok,
ayıbalığı 6. kurt denizci. sea elephant en iri cins ayıbalığı,
deniz fili. sea eryngo keçisakalı, (bot.) Eryngium maritimum. sea fight
deniz savaşı. sea foam denizköpüğü, lületaşı. sea food deniz
ürünü, sea front sahil. sea green mavimsi yeşil, camgöbeği. sea gull
martı. sea horse denizaygırı, (zool.) Hippocampus. sea kale. deniz
lahanası. sea lawyer (k. dili) safsatacı ve daima kusur bulan gemici. sea
legs fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme kabiliyeti. sea lettuce
denizmarulu, (bot.) Ulva lactuca. sea level deniz seviyesi. sea lilies
denizlaleleri, (bot.) Crinoidea. sea lion Buyük Okyanus'a mahsus iri
ayıbalığı. sea mew martı. sea mile deniz mili. sea monster deniz
canavarı. sea moss deniz yosunu 7. yosuna benzer deniz hayvanı 8. yeşil rengin birkaç tonu. sea nettle denizısırganı. sea onion
adasoğanı, (bot.) Urginea maritima. sea ooze okyanus dibinde bulunan
kemiksi çökelti. sea power donanması güç1ü devlet. sea purse
köpekbalığı yumurtasının sert kabuğu. sea robin kırlangıç
balığı, (zool.) Trigla. sea room deniz sahası, manevra sahası. sea
rover korsan veya korsan ge misi. sea salt deniz tuzu. sea serpent deniz
yılanı, efsanevi bir deniz ejderhası sea urchin denizkestanesi. sea wall
deniz sularının basmasına engel olan duvar veya set. a heavy sea kaba
dalga, fırtınalı deniz. arm of the sea körfez. a sea of faces insan
kalabalığı. at sea denizde 9. saşkına dönmüş. by sea and land
hem denizden hem karadan. follow the sea gemici ol (mak.) go to sea denizci
olmak 10. deniz yol culuğuna çıkmak. half seas over sarhoş. inland
sea iç deniz. on the high seas açık denizlerde, enginlerde. put to sea
denize açılmak (gemi)

|
|
|
|
|